SEMİNER / ANKARA BAŞKENT ROTARY KULÜBÜ
EN İYİ “SİZ” OLMAK- 2018


EN İYİ “SİZ” OLMAK!

“Benden marka olur mu?”

Marka ve iletişim Danışmanı olarak çalıştığım süre boyunca boyunca en sık duyduğum cümle bu oldu, duymaya da devam ediyorum… Hedefini doğru koyanlar, yolun yarısında “Ben vazgeçtim, bu değildi istediğim diyenler…” “evet, ne istediğimi biliyorum hadi başlayalım” diyenler… Liste uzar gider.

– Kişisel Marka Nedir?

– Benden Marka Olur mu?

– En İyi “Siz” Olmak Mümkün mü? Sorularının cevaplarını, bir taş ustasının markalaşma masalı ile Ankara Başkent Rotary Kulübü’nün değerli üyeleri ile paylaştım.

Kurumsal ve bireysel marka ve iletişim seminerleri için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

BİR TAŞ USTASININ MARKALAŞMA ÖYKÜSÜ

Bir zamanlar bütün gün dağda taş kıran bir taş ustası varmış. Bu taş ustası ister güneş çıksın, ister yağmur yağsın hiç istifini bozmadan şarkı söyleyip, ıslık çalarak işini yapmaya devam edermiş, çünkü yaptığı işi çok seviyor ve bu işi yapıyor olmaktan gurur duyuyormuş.

Bir gece dağa şovalyeler gelmiş ve bir geceliğine onunla birlikte kamp yapmışlar. Ona, uzak ülkelerdeki maceralarını ve barışı korumak için yaptıklarını anlatmışlar. Taş ustası bütün gece boyunca şovalyelerin anlattığı hikayeleri büyülenmiş gibi dinlemiş. Ertesi gün şovalyeler gittiğinde artık, ne ıslık çalıyor ne de şarkı söylüyormuş. Hayattaki rolünün çok küçük olduğunu düşünmeye başlamış. “İster çalışıyım, ister uyuyayım, bu dünya için ne fark eder ki? Dünya benim yaptıklarımla değişecek değil ya… Tarih taş keserek yazılmıyor. Bir şovalye olsaydım bu dünyada önemli bir rolüm olurdu ve o zaman mutlu hissederdim. “ diyormuş içinden.

Taş ustasının yakınlarında bir peri yaşıyormuş. Taşçının ıslık çalışını sevdiği için evini onun yakınlarına kurmuş. Bunu duyunca sihirli değneğini sallamış ve taşçıyı parlak zırhıyla bir şovalyeye dönüştürmüş.  Ve dünyayı korumak için çıktığı maceralarda onu takip etmiş….

Taş ustası acaba dünyayı kurtarabilmiş mi? Yoksa aslında dünyayı kurtarmanın “sevdiği işi yapmak, hakkıyla üretmek, fark yaratmak olduğunu anlayıp eski işinin başına mı dönmüş?